Bugünkü Ukrayna Kültürü Ve Tarihini Etkileyen 7 Olağanüstü Müslüman

Bugünkü Ukrayna Kültürü Ve Tarihini Etkileyen 7 Olağanüstü Müslüman
19.07.2019
Makaleyi değerlendir: 
(35 votes)
Олександр Степа...
Олександр Степанченко's picture

1. Kısım

Ukrayna tarihi genellikle Askold, Dir ve Rürik gibi efsane kahramanlardan başlayarak anlatılıyor. Çok tarihi ve kurgusal kitap bu masal kahramanlarına adanırken, gerçek tarihsel kişiler eski söylencelerin gölgesinde kalırlar. Yaklaşık bin yıl boyunca İslam devletleri, bugünkü Ukrayna sınırları içinde bulunmaktaydı, ancak çok az tarihçi bunu anlayıp Ukrayna’nın Müslüman geçmişiyle ilgili malümatı incelemeye çalışıyor. Bağımsız bir devletin oluşumunun zor süreçlerinden kaynaklanan bugünkü Ukrayna'da yaşanan değişiklikler, kolayca kabul edilir. Uzak geçmişin, yeni tarihsel bilgilerin çıktığı veya iyi bilinen gerçeklerin başka türlü yorumlandığı için düzeltilmesi ihtimalini kabul etmek daha zordur. Yaklaşık bin senedir neredeyse Ukrayna'nın güneyi ve doğusunda şehirler inşa eden, buğday ve üzüm yetiştiren ve sığır otlatan Türk halkları yaşamıştır. Bugünkü Harkiv, Donetsk, Zaporijya, Odessa ve Herson'un topraklarında bir süre önce Müslüman halkların çok şehri ve köyü bulunmaktaydı. Bir dizi seçkin Müslüman figürün Ukrayna'nın siyaseti ve kültürünü etkilediği az kişi tarafından bilinir. Bu insanlar, on ve bazen de yüz yıl için uygarlık süreçlerinde yol göstermiştirler.

II. Mervân

Mervan bin Muhammed bin Mervan, hilâfette hüküm süren Emeviler hanedanından halifesidir (688 - 750). Harika bir askeri lider ve devlet adamıdır. 737'de Hazar Kağanlığı'na karşı bir sefer düzenlemiştir. Bu sefer sırasında Arap birlikleri ilk kez bugünkü Ukrayna topraklarına ayak basmıştırlar. Sonucunda Mervân ile Hazarlar Kağanı arasında Kaganlığın yönetici elitlerinin İslam'a dönüşmesini öngören bir anlaşmaya varılmıştır. Geri çekilen Hazarların ardından giden Mervân, Slav nehri denen Sahr al-Sakaliba kıyılarına ulaşmıştır. Slav Nehri, Dinyeper olarak anlaşılmalıdır, çünkü bu nehir dışında hiç bir yerde Arap tarihçilerin bahsettiği sayısız Slav yerleşimi yoktu. Böylece 737 yılı Ukraynalılar ataları ile İslam taşıyıcıları arasında bir temasın gerçekleştiği ilk yıl olarak kabul edilmelidir. Mervân'ın bu sefere yeni topraklar ve halkı fethetmek için değil, İslam'ı yaymak için gitmesi çok önemlidir. Bu, Hazarlar ile Arap Halifeliği arasındaki kanlı savaşların sona ermesini sağlamıştır. Yeni din Ukrayna’da hemen kök salmadığı halde Mervân'ın başladığı iş hala meyvesini veriyor.

Berke

Cengiz Han'ın torunu Berke (1209 - 1266), Mervân'ın işini sürdürenlerden biridir. Cuci ulusunun zor bir siyasi durumda olan Müslüman hükümdarı, insanlara İslam'ı kabul ettirmek için güç kullanmamıştır. Politik görüşleri farklıydı. Berke, muhteşem camileri inşaat ettiği yeni şehirler kurdu, Müslüman ülkelerden ünlü mimar, inşaatçı, usta ve bilim adamlarını davet etmiştir. Onun altındayken bozkır imparatorluğundan gelen genç bir paganlar ülkesi, İslami bir devlete dönüşmüştür. Han Berke'nin kısa saltanatı, sadece Altın Orda'nın değil, Kırım Hanlığı'nın ve ardından Ukrayna'nın geleceğini çok etkilemiştir.

I. Hacı Giray

Kırım Tatarlarının devletinin oluşması Han I. Hacı Giray (1397 - 1466) adına atfedilir. Kırım Hanlığı tarihinin, Ukrayna tarihinin önemli bir parçası olduğu şüphesizdir. Dinyeper'den Kuban'a dağılmış Kırımcı grupları, Hacı Giray sayesinde sadece Müslümanların değil çevresindeki halkların da çıkarlarını korumak için birleştirilmiştir. Litvanya Büyük Dükalığı, Moskova ve Altın Orda arasındaki anlaşmazlıkları kullanan Hacı Giray, Kırım Tatar halkının ulusal bir merkezini yaratıp onu düşman saldırılarından savunmayı başarmıştır. Litvanya ile ittifak kuran Kırım Hanı, Ukrayna topraklarının Altın Orda saldırılarından güvenilir bir savunucusu olmuştur. Birkaç defa Ukrayna'ya sefer yapan Altın Orda birliklerini başarıyla yendi. Hacı Giray, Kırım Tatarları ve Ukrayna halklarının bütünlüğünü tam gösteren başarılı bir komutan ve devlet adamının güzel bir örneğidir.

Evliyâ Çelebi

Ukrayna'nın bugünkü tarihi, Osmanlı yazar ve gezgin Evliya Çelebi (1611 - 1682) gibi muhteşem bir kişi olmadan düşünülemez. Evliya, zamanına göre iyi derecede tahsil görmüştür. Mektepten mezun olduktan sonra Şeyhülislam Hamit Efendi Medresesi'ne girdi. Çok gençken  Kur'an'ı ezberleyerek hafız oldu.. Ayrıca Evliya, Müslüman teolojisi ve hukuku okudu. 20 Ağustos 1630'da on dokuz yaşında bir çocuk,  Peygamer Muhammed'i  rüyada gördü. Şaşıran Evliya, peygamberden şefaat istedi, ama heyecandan seyahat diye haykırdı. Hz. Muhammed, ona ikisini de hediye etti. Genç adam, bilgili insanlardan inanılmaz bir rüyayı tabir etmesini istedi. Mevlevîhânesi şeyhi Abdullah Dede ona İstanbul'dan başlayarak onu dolaşıp tarif etmesini dedi. Evliya'nın babası şu tavsiyede bulundu: “Büyük azizlerin mezarları, bozkır ve çöller, yüksek dağlar, ağaç ve taşlar, şehirler, harika anıt ve kaleler olmak üzere hac yerlerini ziyaret et, onları tarif et. Hem fatih ​​ve inşaatçıları, hem de kalelerin büyüklüğü hakkında anlatıp Seyahatname ismini taşıyan bir kitap yaz”. Şeyh ve babasının öğütlerini dinleyen Evliya, birçok Avrupa, Asya ve Afrika ülkesini ziyaret etmiştir. Bizim için Kırım, Besarabya, Yedisan ile ilgili notları son derece ilginçtir. Kili, İzmail, Bilhorod-Dnistrovski (tarihi Akkerman), Özi, Bahçesaray, Kerç gibi Ukrayna ve Kırım'ın kentlerine birçok sayfa ayırdı. Evliya, günümüze dek kalmayanlar da dahil Kırım Hanlığı'nın sayısız camisini  detaylı biçimde anlatmıştır. Seyahatnamesinde o dönemin başka hiçbir tarihi eserinde bulunmayan bilgiler veriyor.

Aleksandr Stepançenko

 

Log in or register to post comments
If you find an error, select the desired text and press Ctrl + Enter, to notify the publisher.